Avril Lavigne'e Dair

Aşağa gitmek

Avril Lavigne'e Dair

Mesaj  Riveromana Bir Çarş. Ağus. 20, 2008 12:55 pm

Avril Lavigne

Avril Lavigne, 2002 yazında, ana akım pop’un cilalı gösterişiyle tamamen çelişen bir skatepunk albümüyle tüm dikkatleri üzerine topladı. Milyonlarda satan ilk albümü “Let Go” çıktığı zaman henüz 17 yaşında olan Avril, büyük bir hızla genlerin idolü oldu.

Avril, 2002’de en çok satan albüm olan “Let Go” ile yalnızca müzik alanında değil, tişörtlerinin üstüne taktığı kravatlarla moda alanında da ergenlik çağındakilerin taklit ettiği bir isim olmayı başardı. Yıllar geçtikçe Avril’in tarzında da bir değişim yaşandı. İkinci albümü “Under My Skin”de, ilk albümüne göre çok daha olgun şarkılar yer alırken 2007’de çıkan “The Best Damn Thing” çok daha agresifti.



Ontario’daki Napanee kasabasında muhafazakar bir ailenin kızı olan Avril, vokal tekniğini kilise korolarında, yerel festivallerde ve fuarlarda geliştirdi. Daha ergenlik yıllarında gitar çalmaya ve kendi şarkılarını yazmaya başladı.



O zamanlarda daha çok country müzikle ilgilenen Avril, yerel Country şarkıcısı Steve Medd’in pek çok albümünde de geri vokal yaptı. Avril 16 yaşına geldiğinde Arista Records’un yöneticisi L.A. lakaplı Antonio Reid, genç şarkıcıyı kanatları altına aldı. Bunun üzerine liseyi bırakarak Manhattan’a yerleşti. Burada pek çok ağırtop şarkı yazarı ve prodüktörle çalışsa da yapılan şarkılar hep country tarzındaydı, oysa Avril artık rock müziğe ilgi duymaya başlamıştı. Arista, insafa geldi ve Avril’i, istediği gibi hırçın ve melodik şarkılar yazabileceği Matrix gibi ekiplerle çalışmak üzere Los Angeles’a gönderdi. “Let Go” albümü 2002’de yayınlandığında, listelerde üst sıralara çıkan dört şarkı sayesinde –-“Complicated”, “Sk8er Boi”, “I’m With You” ve “Losing Grip”—iki ay içerisinde pek çok platin plak kazandı.



Avril, İngitere müzik tarihinde albümü listelerde 1 numaraya çıkan en genç kadın şarkıcı oldu ve bu başarısını Avrupa, Asya, Kuzey Amerika ve Avustralya’yı kapsayan bir turneyle pekiştirdi. Avril’in “Let Go” albümü, tam sekiz dalda Grammy’e aday gösterildi. Zamanın cüretkar ve soytarılığa varan davranışlarda bulunan diğer genç pop starlarıyla karşılaştırılan Avril, popülaritesi seksi video kliplere veya davetkar şarkılara dayanmayan yeni nesil bir pop yıldızıydı. Diğerlerinden farklı olduğunu ikinci albümünün hazırlık aşamasında profesyonel şarkı yazarları yerine güvendiği isimler olan Chantal Kreviazuk, Evanescence’ten Ben Moody ve Avril’e önceki turnesinde gitarist olarak eşlik eden Evan Taubenfeld’le çalışmakla ortaya koydu. 2004’te yayınlanan “Under My Skin”, bir önceki albüme göre çok daha ağırbaşlıydı ve evlilik öncesi seks (Don’t Tell Me), depresyon (Nobody’s Home) ve Avril’in dedesinin ölümü (Slipped Away) gibi konulara değiniyordu. Avril’in pop ikonu haline gelmesini sağlayan albüm 10’dan fazla ülkede listelerde 1. sıraya yerleşirken bir ay içinde platin plak kazandı.



Avril’in kendi yazdığı ve son anda albümüne koymaktan vazgeçtiği “Breakaway” şarkısı, bir dizi tesadüf sonucu Kelly Clarkson’a verildi. Kelly, ikinci albümüne bu şarkının adını verdi ve şarkıyı albümünün çıkış parçası yaptı ve bu albümle Grammy kazandı.



Avril Lavigne, 2006 yılında, iki yıldır birlikte olduğu Sum 41’den Deryck Whibley ile evlendi ve düğünden bir ay sonra çizgi film “Over the Hedge” ile sinemaya geçiş yaptı. Avril, bu filmde obur ahtapot Heather’ı seslendiriyordu. Ayrıca, bu Kasım ayında vizyona giren Richard Linklater’ın uyarlama filmi “Fast Food Nation”da da rol aldı.



Bununla birlikte, yılın büyük bir kısmını Blink 182’nin eski davulcusu Travis Barker’ın davulları çaldığı ve kocasının da dahil olduğu pek çok kalburüstü prodüktörün emek verdiği üçüncü albümüne hazırlanmakla geçirdi. 2007’nin Nisan ayında yayınlanan “The Best Damn Thing” albümü, ilk albümün cesur ve hırçın tarzına bir geri dönüş niteliğindeydi. Albümde yer alan “Girlfriend” şarkısı bir çatışmayı da beraberinde getirdi. 70’li yılların power pop grubu Rubinoos, Avril’in şarkısının kendilerine ait “I Wanna Be Your Boyfriend”den çalıntı olduğunu iddia ederek Avril’i mahkemeye verdi. Ancak reklamın iyisi kötüsü olmaz kuralı burda da işledi ve şarkı Amerika’daki en büyük hiti oldu, “The Best Damn Thing” albümü tüm dünyada listelerin üst sıralarında yer aldı.

--

Albümü listelerde 1. sıraya çıkabilen en genç (bayan) sanatçı olmuş

Ama (şimdiye nazaran - bana göre) eskiden yaptığı müzik & söylediği şarkılar çok daha güzeldi Şimdi söylediği şarkılara ve tarzına çirkin demiyorum ama eskiden daha bi kıpır-kıpırdı sanki..Neyse lafı fazla uzatmıyım ama bence en güzel albümleri Under My Skin ve Let Go
avatar
Riveromana
Admin

Mesaj Sayısı : 17
Kayıt tarihi : 19/08/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz