İyi şarkı yazabilmek için aşık olmak gerekir.

Aşağa gitmek

İyi şarkı yazabilmek için aşık olmak gerekir.

Mesaj  witch-boiler Bir Cuma Ağus. 22, 2008 5:21 am

"Don't Tell Me" ve "Under My Skin" albümleri ve güzelliğiyle
dikkatleri üzerine çeken Cosmo kapak kızı Avril Lavigne sırlarını Cosmo
kızlarıyla paylaştı.

Genç müzisyen Avril Lavigne, iyi şarkı yazabilmek için aşık olmak
gerektiğini savunuyor. Aşıkken vücutta oluşan hormonal değişimler Avril
Lavigne'in ilham perisi oluyor. Aynı şey bir ilişkide kendini kötü
hissettiği zamanlar için de geçerli. Ayrılık anlarında güzel şarkılar
çıkıyor güzel yıldızdan. Terazi burcu. Aşkta mantık ve duygusallığı
beraber götürmeyi seviyor. Sebzeli pizza tutkunu. Canlı performans
şarkı söylemek onu hayatta en çok heyecanlandıran şeylerden biri.
"Britney Spears'le karşılaştırılmak hakkında ne düşünüyorsun?" diye
sakın Avril Lavigne'e soru sormayın, alacağınız tepki belli olmaz!!!
Kısa boyu, sarı saçları, mavi gözleri ve uçarılığıyla erkeklerin
gözdesi olan Avril Lavigne'i bir de kendi ağzından dinleyelim.
[size=12]
- Utangaç mısınız?
Evet.
Tanımadığım insanların arasında kendimi ilk etapta rahat
hissedemiyorum. Tanıdığım ve güvendiğim andan itibaren de utangaçlığın
aksine rahat olduğumu söyleyebilirim. Sadece güvenmem biraz zaman
alıyor.

- Hangi burçtansınız?
27 Eylül
1984 doğumluyum. Terazi burcuyum. Burcumun özelliklerini genellikle
taşırım. Hayatımda en çok duygularıma önem veririm. Fakat mantığımı da
kullanırım. İkisini dengede tutmaya gayret ederim. Bazen ani çıkışlarım
olabilir.

- Biraz küçüklüğünüzden bahsedecek olursak?

Kanada, Nepance'da doğdum. 14 yaşımda annemin bana hediye ettiği
gitarla müziğe adım attım. Keyifli bir çocukluk yaşadım. Buz hokeyi
oynayıp erkek kardeşlerimle vakit geçiriyordum. Hayalimde hep müzik
vardı. Küçük bir çocukken yatağımın ortasında oturup kendimi sahnede
düşünüyordum. Sesimin yükselebileceği kadar bağırıp çevremde binlerce
insanın olduğunu hayal ederdim.

- O hayaliniz ne zaman gerçeğe dönüştü?
14
yaşımda bir radyonun düzenlediği ses yarışmasını kazanarak müzikal
serüvenime başladım. Oradan Ontario'ya giderek Shania Twain ile beraber
şarkı söyleme şansını yakaladım. Sanıyorum ki bana kapıları açan ilk
önemli dönüm noktasıydı.

- O kadar genç yaşta şöhreti yakalamanın getirdiği zorluklar olmadı mı?
Hayır
çünkü hep kendim gibi oldum. Ne hissediyorsam onu yazdım ve
başkalarının düşünceleri beni ilgilendirmedi. "Hissettiğim gibi
giyineceğim, hissettiğim gibi şarkı söyleyeceğim ve hissettiğim gibi
davranacağım" konseptiyle yaşıyorum.

- 'Gitarım bana terapist gibi geliyor' diyorsunuz. Bunu biraz anlatabilir misiniz?
Evet.
Bir nevi ruh boşaltma yöntemi. Sıkıldığım zamanlarda gitarıma
sarılıyorum. Gerçeklerle başa çıkamayacağımı düşündüğümde gitarım benim
terapistim oluyor. Hayatın kendisinden kaçarak kendimi hayal dünyama
kaptırıyorum.


- Sadece kendinizi mi anlatıyorsunuz şarkılarınızda? Ya erkekler?
Onlar
da şarkı sözlerimin has elemanları arasında. Aslında belirli bir konuya
ya da gruba takılı kalmıyorum şarkı sözlerimi yazarken. Politik fikrimi
ortaya koyan şarkılar da yaptım fakat hiçbir zaman albümüme koymadım
çünkü insanlar daha çok eğlenceli şeylerden hoşlanıyorlar.

- Şarkı sözlerinizde bazı kalp kırıklıkları görmek mümkün. Aşk hayatınızda şanslı değil misiniz?
Her
zaman şanssız değilim belki ama şarkılarımı daha çok kendimi duygusal
hissettiğim anlarda yazarım. Bir ilişki sırasında kalbim kırıldıysa ki
geçmişteki ilişkilerimde mutlaka kırılmıştır, bunu şarkı sözlerime
döküyorum.

- Ayrılık anlarında nasıl şarkılar çıkıyor?
Yine
romantik. Dediğim gibi hep duygusal iniş çıkışlarda daha üretken
oluyorum. Ayrılık da aynen ilişkiye başlayış gibi bana ilham verir.
Hatta bilmiyorum belki de yaşadığım hüzünden dolayı daha sıkı bir şarkı
sözü çıkar. Gözyaşlarımı bestelerime veririm.

- Bir
röportajınızda, 'Gitar çalan ve punk müzik dinleyen erkeklerden
hoşlanıyorum' diyorsunuz. Daha çok kendi tarzınıza yakın erkeklerden
hoşlandığınızı söylemek mümkün mü?

Evet galiba öyle. Mesela
daha çok kısa boylu erkeklerden hoşlanıyorum. Ortak zevkler benim için
önemli. Gitar çalsın, bestelerimi anlasın. Punk müzik dinlemesi belki
hayata bakış açısının daha 'cool' olmasıyla ilgili. Hayata bakış açısı
rahat ve esnek olsun isterim.

- Kısa boylu olmaktan dolayı kompleks duyduğunuz oldu mu?
Hayır. Kendimle barışık bir insanım. Üstelik kısa boylular her zaman daha zeki ve karizmatik olur, denir. -
Her geçen gün insanlar görüntülerini değiştiriyorlar, siz tarzınızda değişiklikler yapıyor musunuz?
Her
gün yeni bir şey moda oluyor, insanların buna ayak uydurmasını normal
buluyorum. Ben kendi modamı yaratmayı seviyorum. Bugünlerde kafayı en
çok rock mağazalarına taktım mesela.

- Britney Spears'le karşılaştırılmaktan nefret ediyorsunuz. Neden?
Kimseyle
karşılaştırılmayı sevmiyorum çünkü bütün derdim kendim gibi olmak.
Biriyle karşılaştırıldığınız andan itibaren o kişinin taklidi gibi
görülüyorsunuz. Bu beni rahatsız ediyor. Müzik tarzlarımız benziyor
olabilir fakat kendim gibiyim sadece, kimseyle karşılaştırmayın beni!



- Beğendiğiniz starlar hiç yok mu?
Sum 41 ve Beach Boys'un müziklerini severek dinliyorum.

-
Kariyerinizin ilk yıllarında başka bestecilerden şarkı alıyordunuz,
sonra kendi bestelerinizi dinlemeye başladık. Bu geçiş nasıl oldu?

Gerçekten çok yetenekli insanlarla çalışıyordum ama bunu
hissedemiyordum. Yapılan bu çalışmalar gerçekte beni yansıtmıyordu.
Kendi şarkılarımı kendim yazmam gerektiğine karar verip kendi
duygularımla yeniden doğuşumu yaşadım.


- İlk yazdığınız beste ve sözleri birilerine dinletiyor muydunuz? Nasıl tepkiler alıyordunuz?

Tabii
ki. Güvendiğim dostlarıma dinletiyordum. Bazen yazdığım sözü
gösterdiğimde "Beş para etmez" bile diyenler oluyordu. Birlikte çalışan
insanların birbirlerine böyle şeyler söyleyebilmesi tuhaf bir şey ama
biz karşılıklı olarak rahattık. Daha önceden çalıştığım ekibime
dinletiyordum bütün bestelerimi. Düşündüğüm her şeyi onlara
gösterebiliyordum.

- Konserlerde nasıl hissediyorsunuz kendinizi? Bestelerinizi dinleyenlerinizle paylaşmak nasıl bir duygu?

Harika.
Kendimi tamamen özgür hissediyorum. Bütün duvarları yıkıyorum.
Seyircimle aramda yıllardır güzel bir iletişim oldu. O anki duygularım
nasılsa sahne performansıma da aynı şekilde yansıyor. Duygularım sahne
performansı için de çok önemli yani. Sevgilimle kavga ettiysem
şarkılarımı daha duyarak söylüyorum. Yeni bir aşka başladıysam yine
daha özel bir şeyler çıkıyor sanki. Canlı şarkı söylemek de spontane
olarak beste yapmak gibi bir durum.



Sizce en iyi parçanız hangisi?
Bilemiyorum
ki zor bir soru. Genellikle bestelerimi kendim yaptığım için ayırt
etmek zor geliyor. Yine de 'Complicated' ve 'I'm With You' parçalarımı
severim. Bu şarkının insancıl ve duygusal özelliklerimi yansıttığını
düşünüyorum.

- Diyelim ki sevgilinize özel bir kaset hazırlayacaksınız, bu kasette hangi şarkılar olur?
Irish'den "The Goo Goo Dolls" kesinlikle A1 şarkısı olur. Oasis ve Coldplay şarkılarını da eksik etmem.

- Bazen giyiminizle ilgili eleştiri alıyorsunuz. Sizce rüküş müsünüz?
Kendime
göre giyim tarzım var sadece. İçinde rahat ettiğim kıyafetleri
giyiyorum. Moda diye kendime yakışmayacak bir sahne kostümü giymem.
İsterlerse rüküş desinler sahiden kimsenin söylediklerine aldırmıyorum.
Kendi modasını insan kendisi yaratır. Kimine rüküş gibi görünen kıyafet
bir başkasına dünyanın en şık kostümü gibi gelebilir.

- Konser kıyafetleriniz için özel seçimler yapıyor musunuz peki?
Sahneye
çıktığımda ne varsa onu giyiyorum, çoğu zaman bir pantolon, bir tişört
işimi görüyor aslında. Üstüme oturan çok sevdiğim bir rock'çı tişörtüm
var, konserlerimde onu giymekten acayip keyif alıyorum.

- Hayranlarınız sizi kendilerine model alıyorlar. Bu durumdan rahatsız oluyor musunuz?
Aslında
bu benim için çok onur verici ama hayranlarımın beni asla yanlış
yapmayan biri olarak gözlerinde büyütmelerini istemem çünkü benim de
hatalarım ve pişmanlıklarım oluyor
avatar
witch-boiler

Mesaj Sayısı : 8
Kayıt tarihi : 22/08/08
Nerden : ist

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz